Yunanistan Fasikülü, içindekiler

 

Girit

Son güncelleme: 07/05/21
Contributors: Cem Eğrikavuk

Erimoupolis

Sidheros burnunun dört mil güneyinde, sadece batı ve kuzey havalara kapalı bir koy. Güzel bir plaj. Karayolundan da oldukça turist geliyor ama gece sakin.

Tendopoula

Sidheros burnunun 2 mil güneyinde, sarp bir burnun ayırdığı iki küçük koy. Karavancıların ve kampçıların sevdiği bir mekan

Dhaskalia

Sitia

Kuzey Girit'in en doğudaki limanı. Havaalanı ve büyük limanı sayesinde bölgenin ticaret merkezi olmuş. Şehirde ufak bir kale dışında tarihsel bir malzeme yok ama uzun kumsalı, restoranları ve barları ile yine de turist çekmeyi başarıyor. Doğu Girit'de yapılacak turlar için iyi bir üs olabilir.

Mochlos

Nikolaos adası karşısına kurulu şirin bir kasaba. Ada aslında anakaradan kopmuş bir parça ve anakara ile arasında yaklaşık 200 metre kadar bir mesafe var.

Adanın üzerinde Minoa medeniyetinden kalma kalıntılar dikkat çekici. Kasabada bu adayı seyreden ona yakın restoran ve kafe var.

Çok sakin havalar dışında gecelemek için uygun değil. Gün içinde yemek ve yüzme molası için düşünülmeli.

Agios Nikolaos

Doğu Girit'deki en düzgün marinaya sahip şehir, ama marinada yer bulmak gayet zor. Şehrin ana limanına özel teknelerin girişine kesinlikle izin verilmiyor. Marinanın dış iskelesine yanaşıp su ve tanker ile mazot takviyesi yapmak mümkün.

Spinalonga Koyu ve Elounda

Belki de Spinalonga lagunu demek daha doğru olur.

4 km uzunluğunda, 1.5 km genişliğinde, derinliğin 3 ile 6 metre arasında değiştiği her tarafı kapalı bir koy.

Kuzey ucunda etkileyici kalıntıları ile Spinalonga adası, diğer ucunda sakin bir tatil kasabası olan Elounda.

Dia Adası

[[Heraklion]]'a altı mil mesafede Girit'in sayılı ıssız demiralanlarından biri. Üstelik kuzeyli havalara kapalı.

Gündüz onlarca gezi teknesi gelip gidiyor, ama gece koylar gerçekten ıssız.

Adada ufak bir kilise, bir kulübe ve günübirlikçilere çalışan ufak bir büfe dışında birşey yok.

Heraklion

Girit adasının başkenti. Yunanistan'ın en büyük altıncı şehri. Yıllar boyu merkezi konumu nedeni ile adanın ticaret merkezi olan bu şehir 1971 yılında başkent olmuş. İkinci Dünya Savaşında Osmanlı ve Venedik kalıntılarının bir çoğunun tahrip olması/yok olması nedeni ile şehrin şu anda tarihi bir merkezden çok modern bir görüntüsü var. Adanın en büyük arkeoloji müzesi ve Knossos'daki antik şehir yüzünden tüm turistler en azından bir iki gün geçiriyor. Turistik merkez çok hareketli.

Rethimno

Orta ve batı Girit'de marinaya en çok benzeyen yer. Devasa mendireğin güneydoğusunda kalıyor. (Eski limanda yazın yer bulmak mümkün değil.)

Heraklio ve Hanya'dan farklı olarak, marina eski şehrin dibinde değil. Eski limana 800 metrelik bir yürüyüşle ulaşılıyor. Limanın hemen karşısında araç kiralama, süpermarket gibi imkanlar var.

Şehir bir Hanya veya Heraklio kadar ilginç olmasa da, liman Orta Girit bölgesinde karadan yapılacak geziler için Heraklio'dan daha rahat bir seçenek…

Hanya

1971'e kadar Girit'in başkenti olmuş, her köşesinden tarih fışkıran Hanya'nın göbeğine demir atma fırsatı... Ama her güzelliğin bir, bazen iki, bedeli vardır: - Şehrin gerçekten göbeğine, en turistik alanına yanaşılıyor. Yolun hemen öbür tarafındaki barlardan geç saatlere kadar gelecek müzik seslerini baştan kabullenmiş olmanız gerekiyor. - Kuzeyli havalarda iyi solugan alıyor.

Souda

Hanya'nın doğusunda, kuzeyli havalara tam kapalı bir körfez.

Ancak askeri bir Nato üssü olduğu için körfezin neredeyse tamamı seyre kapalı. Sadece orta bir hattan ilerleyerek en batıdaki liman bölgesine ulaşılabiliyor.

Sert kuzeyli havalarda Hanya'ya göre daha iyi bir seçenek. Sessiz ve sakin. Hatta fazla sakin. Hanya otobüsle 15 dakika, günübirlik gezilebiliyor. Hanya merkezli tüm karayolu gezileri buradan yapılabilir. Hatta Rethimnio merkez de 45-50 dakika.

Agioi Theodoroi Adası

Hanya ile Kolymbari arasında küçük bir ada. Bölgede kuzeye korunaklı az sayıda yer olduğu için gezi tekneleri arasında çok popüler.

Bir cins vahşi keçi olan Kri-kri'lerin üreme alanı olarak korunmaya alınmış durumda. Adaya çıkmak yasak. Hatta, adaya 100 metreden fazla yaklaşılmaması yönünde bir uyarı tabelası da yerleştirilmiş, ancak tabelada yazılanları okuyana halihazırda ihlal edilmiş olduğundan sanıyorum, bu kurala pek uyan yok!

Kolymbari

Rodopou yarımadasının dibinde, Hanya körfezinin batısında küçük bir balıkçı limanı. Marina yapmak amacıyla iddialı mendirekler yapılmış ama marina tamamlanmamış.

Kuzey doğulu havalarda ve sert kuzey havalarda oldukça solugan alıyor. Rahatsız da olsa, bu tür havalar için bölgedeki iyi seçenek olabilir. (Souda'dan sonra.)

Batı Girit'i karadan dolaşmak için iyi bir liman olabilir. En azından Hanya'nın gece gürültüsü yok.

Kissamos

Bir mil doğudaki Kastelli kasabasının limanı, o isimle de anılıyor.

Kissamou körfezinin güney batı ucunda. Bu körfez 15 mil derinliğinde ve kuzeyli rüzgarlarda tekrar geri çıkmak oldukça yorucu olabilir. Kolymbari veya Hanya'ya yanaşıp buraya karadan gelmek daha makul olabilir.

Balos Plajı

Gramvousa yarımadasının kuzeybatı ucunda muhteşem bir plaj ve lagun.

Kuzey rüzgarlara açık olduğu için Gramvousa adasında konaklanırken günübirlik ziyaret etmek daha mantıklı.

Kalabalık gezi tekneleri saat 11'den itibaren geliyorlar. Karayolu ulaşımı oldukça uzun, son bölümü toprak yol ve en sonunda da kısa bir yürüyüş var.

Kumsal ve arkasındaki lagunda yürümek çok keyifli.

Yürüyüş yolunun plaja indiği noktada ufak bir büfe var.

Gramvousa Adası

Girit adasının kuzey batı ucunda pırıl pırıl denizi ve muhteşem manzaralı kalesi ile kaçırılmaması gereken bir güzellik.

 

Büyük : Ege'nin en büyük adası olduğu bilinir de, ancak gezmeye başlayınca gerçek ölçek farkediliyor. Adanın bir ucundan bir ucuna 135 mil. Yüzölçümü Oniki Adaların üç katını aşıyor. Bu yüzden seyahat planlarken diğer adalarda olduğu gibi tek bir duraktan tüm adayı gezmek mümkün değil. Mutlaka değişik limanlarda demirleyip adanın içlerine doğru turlar yapmak gerekiyor. 

Yeşil: Öyle 3-5 makiden bahsetmiyoruz. Çam ormanları, zeytinlikler, bağlar, meyve bahçeleri... Adada 30 milyon zeytin ağacı olduğu söyleniyor. Bu yeşillik adada batı-doğu doğrultusunda uzanmış 2000 metrenin üzerinde üç dağın depolayabildiği su sayesinde oluyor. Hatta limanlarda tekne depolarını doldurduğumuz sular ve marketlerde satılan içme sularının kalitesi bile diğer adalarda alıştığımızın çok üzerinde. 

Dağlık: Ada doğu-batı doğrultusunda üç adet yüksek dağdan oluşuyor. Vadiler, kanyonlar, aşıtlar, zirveler... Bir adada olduğunuzu çok rahat unutabiliyorsunuz. Zaman zaman Toros'ların sarp yamaçlarını andıran bölgelerden geçiyorsunuz, zaman zaman Karadeniz'in her yerden su kaynaklarının patladığı yaylaları andırıyor. Adanın hakkını vermek için sahil şeridini gezmek kesinlikle yeterli değil.

İyi çalışan bir toplu taşıma sistemi var, ama daha esnek bir program için araç kiralamak gerekiyor. Tek bir limandan adanın her tarafına ulaşmak teorik olarak mümkün olsa da hergün yapılacak ekstra yol çok yorucu olacaktır. O yüzden birden çok merkezden araç kiralamak gerekecek. (Ya da tekne güvenilen bir marinada bırakılıp, karada konaklamalı olarak gezilebilir.)

Araç kiralandığında hergün için bir-iki turistik nokta hedeflenir. Bu hedeflere ulaşmak için navigasyon cihazlarının ilk tercih olarak önerdiği rotalar değil de, biraz daha sapa yollara sapıldığında çok daha keyifli, manzaralı ve otantik bölgelerden geçilebiliyor. Yüksek geçitleri aşan yollarda, kartalları sizle aynı seviyede uçarken görmek işten bile değil. Adadaki yolların çoğu asfalt ve iyi durumda. Bazı geçişler ise hala toprak. Kiralık binek arabalarla bu yollara girilmesi önerilmiyor. 

Osmanlı döneminden Girit haritası

(Navigasyon için kullanmayınız!)

Arkeoloji: Türkiye'den gelen birini arkeoloji konusunda şaşırtmak zordur... Sanıyorsunuz, değil mi? Tarih derslerinde pek okutulmayan Minoa medeniyeti ile tanışmaya hazırlanın. Hititlerden bile eski zamanlarda yaptıkları eserler hayal edebileceğinizin çok ötesinde.

Fakat bir sorun var. Adayı dolaşmaya başladığınızda her yerde "xxx arkeolojik kazı alanı" tabelasıyla karşılaşıyorsunuz. Her şehir ve hatta kasabada bir arkeoloji müzesi var. Belki meraklısı ve uzmanı hepsini görmek isteyebilir ama çoğumuza bir noktadan sonra hepsi aynı gözükmeye başlıyor. Hem de her birine verilen 3-5'er Euro bir süre sonra seyahatin toplam bütçesini etkiliyor.

Görülmesi elzem iki kazı alanı var. Knossos Sarayı ve Phaistos Sarayı. İlki Heraklion'a çok yakın. İkincisi yine Orta Girit'de, Güney tarafında.

Müze olarak da Heraklion'daki mutlaka gezilmeli. Kazı alanlarında bulunan eserlerin neredeyse tamamı şehir merkezlerindeki müzelerde sergileniyor. Kazı alanlarında sadece çok büyük birkaç parça bırakmışlar. Müzelerden en büyüğü Heraklion'da. Sadece Knossos değil, tüm Girit'deki kazılardan en iyi parçalar burada sergileniyor. 

Bu üç mekan senelik arkeoloji ihtiyacınızı kesmedi ise onlarca kazı alanı ve müze sizi bekliyor.

Girit'e Seyir

Haritaya bakıldığında Karpatos adası tek günlük seyirleri kısaltmak için uygun bir ara istasyon olarak gözüküyor. Ancak rüzgarlar adası olarak bilinen Karpatos üzerinden gelinecekse mevsim çok dikkatli seçilmeli ve meteoroloji çok iyi kollanmalı. Meltem, bu bölgede çoğunlukla dönerek batıdan doğuya doğru esiyor. Üstelik iyice kuvvetlenerek. Daha da ilginci, Karpatos'un doğusunun rüzgar gölgesinde kalmasını beklerken, daha da vahşi bir rüzgarla karşılaşabiliyorsunuz. 

Hava durumu iyi denk geldiğinde Karpatos üzerinden çok rahat geçenler de oluyor, günlerce Karpatos'da mahsur kalanlar da...

Başka bir seçenek ise daha kuzeyde iken Batı'ya yönelmek. Bodrum Didim civarından gelenler Astipalia veya Anafi'yi durak olarak kullanabilirler. İyice kuzeyden gelenler Milos'a kadar kayabilirler. Tabi bütün bu geçişler nispeten uzun bir seyir gerektirecek. Çıkış saati Girit'e gece varılmayacak şekilde ayarlanmalı.

İyi denk gelirse, Siklatllar'dan Girit'in batı yakasına inmek mümkün olabiliyor. İlk günkü (ve muhtemelen geceki) seyir biraz uzasa da, bu sonraki seyirler için bir rahatlık. Zira Girit'in kuzey kıyısında rüzgar genelde Batı'dan esiyor. 

 

PLANLAMA

Tekne bırakma: Girit seyahatiniz sırasında teknenizi birkaç günden uzun bırakacaksanız fazla seçeneğiniz yok. Rethimno veya yer bulabilirseniz Agios Nikolaos marina nispeten güvenli hizmet veriyor. Hanya veya Heraklion'un iç limanlarında da yer bulabilirseniz bırakılabilir. Ama artan turizm ile bu alanlar hep gezi tekneleri tarafından doldurulmuş durumda.

Sert havalar: Girit'de gözünüz sürekli meteoroloji tahminlerinde olmalı. Neredeyse bütün limanların bir zayıf yönü var. Mesafeler de az olmadığından birkaç gün önceden planlama yapmak gerekebiliyor. Sert kuzeyli havalarda Hanya'nın alternatifi Souda. Heraklion limanında dayak yemek yerine karşısındaki Dia adasına sığınılabilir. Doğuda Agios Nikolaos marinada yer bulunamıyorsa, Spinalonga Koyu çok iyi bir seçenek.

Issız koylar: Girit, diğer Ege seyirleri kadar doğayla başbaşa kalmanıza izin vermiyor. Korunaklı ve ıssız koy, adanın boyutuna göre nispeten az. Olanlar da sadece geceleri ıssız. Hepsine en yakındaki şehirden onlarca gezi teknesi geliyor. Yine de arada şehir ve liman kalabalığından nefes almanıza izin verecek sayıda var. En batıdaki Gramvousa Adası, ortada Dia Adası ve doğuda Spinalonga alargada kalınabilecek koylar.

Yeni yorum ekle
Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
CAPTCHA
This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.